Güneş Sistemi

Gezegen sistemimiz Samanyolu galaksisinin en dış sarmalında yer almaktadır. Bizim güneş sistemimiz yıldızımızdan -yani Güneşimiz- ve ona yerçekimiyle bağlı olan Merkür, Venüs, Dünya, Mars, Jüpiter, Satürn, Uranüs ve Neptün gibi gezegenlerden, Plüton gibi cüce gezegenlerden, düzinelerce aydan ve milyonlarca asteroit, kuyruklu yıldız ve gök taşından oluşmaktadır.

Kendi gezegen sistemimizin dışında, gece gökyüzüne baktığımız zaman gördüğümüz yıldızlardan daha fazla gezegen vardır. Şimdiye kadar Samanyolu’ndaki diğer yıldızların etrafında dönen binlerce gezegen sistemi keşfettik. Galaksimizdeki yüz milyarlarca yıldızın çoğunun kendilerine ait gezegenleri olduğu düşünülüyor ve Samanyolu evrendeki belki de 100 milyar galaksiden sadece biri.

Gezegenimiz bazı yönlerden geniş kozmosta sadece bir leke olsa da, orada bizim gibi pek çok gezegen bulunmaktadır. Görünüşe göre gezegenlerle dolu bir evrende yaşıyoruz ve belki de bazıları kendi yaşamlarına sahip.

nebula ve parlayan samanyolu galaksisi

Güneş Sistemimizin Adı Nereden Geliyor?

Evrende bizimki gibi birçok gezegen sistemi bulunmaktadır. Tüm gezegenler bir ana yıldızın etrafında dönmektedir. Biz kendi gezegen sistemimize “güneş sistemi – solar system” diyoruz çünkü Latince Güneş anlamına gelen “Solis”, güneşle alakalı her şeyi betimlemek için kullanılmıştır ve Latinceden İngilizceye “Solar” olarak geçmiştir.

sun fire hot research

Peki Güneş Sistemimiz Ne Kadar Büyük?

Güneş sistemimiz güneşin etrafında dönen sekiz gezegenden çok daha ilerisine kadar uzanır. Neptün’ün yörüngesinden geçen Kuiper kuşağının kenarlarının ötesinde “Oort Bulutu” vardır. Bu dev küresel kabuk bizim gezegen sistemimizi çevrelemektedir. Bu dev kabuk hiçbir zaman doğrudan gözlemlenememiştir ancak varlığı, muhtemelen oradan kaynaklanan kuyruklu yıldızların matematiksel modellemelerine ve gözlemlerine dayanılarak tahmin edilmektedir.

Oort bulutu, Güneşimizin etrafında 1.6 ışıkyılı uzaklıkta dönmekte ve bazıları dağlardan daha büyük olan buzlu uzay enkazı parçalarından oluşmaktadır. Ancak Güneşimizin heliosferi o kadar uzağa uzanmamaktadır. -Heliosfer, güneşten her yöne doğru esen elektrik yüklü bir gaz akışıdır yani güneş rüzgarının yarattığı kabarcıklardır.- 1977’de fırlatılan iki NASA uzay aracı sonlandırma şokunu geçtiğimiz yıllarda ilk defa aşabilmişlerdir.  Bunlar 2004’te Voyager 1 ve 2007’de Voyager 2 uzay araçlarıdır. Voyager 1, 2012’de yıldızlararası olmuştur ve Voyager 2, 2018’de ona katılmıştır. Ancak bu iki Voyager’ın da  Oort Bulutundan çıkması binlerce yıl alacaktır.    

Uydular

Güneş sistemimizde bilinen 200’den fazla uydu bulunmaktadır ve daha bir çok uydu keşfedilmeyi beklemektedir. Gezegen sistemimize dahil olan 8 gezegenden Merkür ve Venüs uyduları olmayan nadir gezegenlerdendir. Dev gezegenler olarak bilinen Jüpiter ve Satürn ise sistemdeki en çok uyduya sahip gezegenlerdir. Bazı açılardan bu gezegenlerin etrafındaki uydular bizim kendi gezegen sistemi modellememize benzetilmektedir. Kendi ayımızdan daha küçük olan Plüton’un yörüngesinde ise kendisinden büyük olan Charon uydusu ve 4 farklı uydu daha bulunmaktadır. Sadece gezegenlerin kendilerine ait uyduları yoktur. Küçük asteroitlerin bile uyduları olabilir. Bilim insanları 2017 yılında asteroit 3122’nin iki küçük uydusu olduğunu keşfetmişlerdir.

Güneş Sistemimiz Nasıl Oluşmuştur?

Güneş sistemimiz yaklaşık olarak 4.5 milyar yıl önce yoğun bir yıldızlararası gaz ve toz bulutundan meydana gelmiştir. Bu toz bulutunun, yakınlarda patlayan bir süpernovanın şok dalgasıyla çöktüğü düşünülmektedir. Bu toz bulutu çökerek şimdiki güneş sistemimizin ilk halini yani güneş nebulasını oluşturmuştur.

Yerçekiminin de etkisiyle merkezde zamanda çok daha fazla materyal toplanmaya başlamıştır. Sonunda çekirdekteki basıncın da büyümesiyle Hidrojen atomları birleşerek Helyum’a dönüşmeye başlamışlarıdır. Ve bu sebeple ortaya muazzam bir enerji çıkmıştır. Bununla birlikte güneşimiz doğmuş ve mevcut materyalin %99’undan fazlasını kendine çekerek toparlamıştır.

Oluşan bu diskin daha uzağındaki maddeler de bir araya toplanmaya başlamıştı. Bu küreler birbirlerine çarparak ve birleşerek daha büyük nesneler oluşturmuşlardır. Yerçekiminin onları bir araya getirmesi sonucu bazıları gezegenlere, cüce gezegenlere ve uydulara dönüşmüşlerdir. Diğer küçük artık parçalar ise asteroit ve kuyruklu yıldız olarak karşımıza çıkmışlardır.

Güneş Sisteminin Yapısı

Güneş sistemimizdeki gezegenlerin ve diğer cisimlerin düzeni ve yapısı, kendi gezegen sisteminin oluşum biçiminden kaynaklanmaktadır. Güneşimiz henüz gençken ısısına sadece kayalık malzemeler dayanabildiği için ilk 4 gezegenimiz karasal gezegenlerdir. -Merkür, Venüs, Dünya, Mars-

Buz, sıvı veya gaz gibi güneş sistemimizin oluşumunda etrafta bulunan diğer materyaller ise gezegen sisteminin daha dış katmanlarında konumlanmıştır. Yerçekiminin de etkisiyle bu malzemeler bir araya gelmiştir ve gaz devleri olarak bilinen Jüpiter ve Satürn ile buz devi olarak bilinen Neptün’ü oluşturmuştur.

 

Back To Top

Uzaydayiz.com sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin